Aynı dua için açıldı elleri
Bir evin,bir sofranın,bir duanın kardeşiydi onlar.bir köyün,köylerin en güzelinin insanıydı hepsi .kimi Aydınlı,kimi Sinoplu,Adanalı,Diyarbakırlı,Samsunluydu.ama bir araya gelip koyunca yüreklerini ortaya,hepsi aynı köyün evladı oluyordu.sabahtan yola çıkslaar akşam vakti aynı köye varırdı yürekleri.ve sıkıldıklarında aynı köye ulaşırdı istekleri.ama en önemlisi bir duaydı paylaştıkları.hepsi açınca ellerini ”YA RABBİ” diyordu “okulumuzu bitirip ülkemize en güzel şeklide hizmet etmeyi nasip et…”
O gün bir telaş vardı bu gençlerin evinde.misafirleri gelecekti akşam.ama hiçbirinin parası yoktu.evde yemeklik malzeme kalmamıştı aksilik bu ya.birbirlerine hissettirmemeye çalıştıkları,ama hepsinin aynı anda yaşadığı bir sıkıntı çöreklenmişti yüreklerine.aynı sızıydı ya paylaştıkları,aynı dua için açıldı elleri.güldü içlerinden biri arkadaşını rahatlatmak için “haydi” dedi “yapmayın” hangi köyün evladısınız siz?hemen ararım babamızı.o halleder sıkıntımızı.ne zaman sıkıntıda kaldık ki şimdi kalalım.kodu kim önce çevirrise o konuşsun babayla.”biri sordu umutsuzca: “ne ki kod?” “yirmi beş” dedi diğeri gülerek “yirmi beş”
O gün akşamüzeri erzak geldi evlerine. “biri” dedi kapıdaki adam “öğrenciye hayır yapayım demiş.fitresi varmış yirmi beş lira.bende erzak aldım.aslında bizim apartmanımızda öğrenci var,ama hanım burayı tarif etti.’karşı apartmana,yirmibeş numaraya götür’dedi”“afiyet olsun kızım diyerek” bıraktı adam elindeki poşetleri.paketleri alan şaşkın ve mütebessim kız,arkadaşlarının yanına geldi.”tamam” dedi gülerek.”hattı meşgul etmeyin.yirmi beş yoğundur şimdi.bizim ihtiyacımız görüldü.daha çok ihtiyacı olan bağlansın…”