söyle…
ne bu halin
bu karamsarlık niye
ne eksik ki
böyle bitap haldesin
söyle…
bir değil
birçok hal zuhur etti
herşey üst üstte geldi
içim yanıyor ama
kimseye anlatamıyorum halimi
…
fazi
söyle…
ne bu halin
bu karamsarlık niye
ne eksik ki
böyle bitap haldesin
söyle…
bir değil
birçok hal zuhur etti
herşey üst üstte geldi
içim yanıyor ama
kimseye anlatamıyorum halimi
…
fazi
Yorumlar için RSS · URI'nin geri izlemesini yap.
Hatice demiş,
Haziran 17, 2007 @ 1:31 pm
kimseye mi?
bi daha düşün
bamteli demiş,
Haziran 17, 2007 @ 4:39 pm
öyle anlar,öyle sıkıntılar vardır ki,kimseye anlatamazsın…
kendini paralarsın anlatabileceğim birini bulayım die ama çok zordur bulmak o dostu…
ve an gelir O’na yönelirsin son çare…
O’ndan başka dost olmadığını son an da anlarız yada zor zamanlarda…
O’nsuz yapamayacağımızı idrak edebilme dileğiyle
sevgiyle…
digilak demiş,
Haziran 17, 2007 @ 5:48 pm
haticecim ,
bi noktada bazı şeyleri anlatamıyor insan,çünkü içide karışmış durumda ,anlatmak istesende bir yerde düğümleniyor cümleler.
ama iyiki var dediğim dostlarım olmasa içim daha kötü olurdu…
iyiki varsınız
bamteli,
evet O en sadık dost,seni senden daha iyi bilen,
hele böyle çaresiz kaldığını hissettiğinde seni sımsıkı tutan O
idrak edenlerden olup ve o idrakı kaybetmeyenlerden oluruz inş
dua ile…
hazen demiş,
Haziran 18, 2007 @ 9:43 am
hani derler yaa “anlatırsan dinlerim” anlatabilmek önemli derdini başkalarına, yazılara…
içindeki dökebilmek önemli yanlışsız bir şekilde …
seninki de öyle bir hal almış işte..
ama anlatırsan dinlerim
digilak demiş,
Haziran 18, 2007 @ 10:06 am
ALLAH RAZI OLSUN Esracım
bu halden sıyrılırım inş
muhabbetle…
vecihe demiş,
Haziran 18, 2007 @ 12:34 pm
Karamsar olmak için bir şeylerin eksikliği şart değil ki..İnsanoğlu ille de dertsiz başına dert arar durur.Toplumca karamsarlığa alışkın hüznü seven bir milletiz..Kendimden bilirim:)Böyle olsam dahi ayakta durmak için ellerimi uzattığım iki dalım var biri hepimizin ortak dostudur ki hepimiz ondan daha iyi dost olmayacağını biliyoruz bu dünyada..diğeri de geçecek olduğunu bilmek..belki şimdi değil ama bir süre sonra bu da geçecek tabi yerine yeni duygular dolacak o da ayrı bir konu:) Selam ile..
vecihe demiş,
Haziran 18, 2007 @ 12:36 pm
Tövebeler olsun yine aynı hatayı yaptım.Senin mekanına her uğradığımda bu dalgınlığın adını koyamıyorum:( Ben hüzünbaz
digilak demiş,
Haziran 18, 2007 @ 4:15 pm
şöyle durup kendime baktımda bende hüznü sevenlerin içindeyim,sonumuz hayır olsun inş…
2 oldu hüzünbaz abla
ama yüzümü güldürdünüz sağolasınız
bu arada kaç isminiz var sayamadım

muhabbetle…
hüzünbaz demiş,
Haziran 19, 2007 @ 1:28 pm
İsimlerin hikayesinide anlatayım kendime ait ilk bloğum http://www.sessizce.wordpress.com idi bu alana ilk geldiğimde herkez ismimi vecihe(takma isim) olarak öğrendi!Daha sonra ben bu alanı daha islam içerikli yazılarla donatmaya basladım.(bilgiden değil sadece sevilenleri paylaşmaya basladım)Bu arada kendi güncemi tutmak için http://www.habersiz.blogspot.com‘u açtım.İçerik itibariyle vecihe ismini bıraktım hüzünbazı kullanmaya basladım.Gerçek ismimse Pınar:)))
O yüzdendir ki kimisi Pınar abla veya Pınar ismini kullanmaya basladı.İlk bloğumdan olan canlarsa Veciheye alışmışlardı onlarda Veciheyi olarak kullanmaya devam etti.Sende de linki bulunan alanla birlikte tanıştıklarımda Hüzünbaz demeye devam etti:))Bende hepsinin orta yolunu bulmaya çalışıyorum:)))Kim hangi isimle tanıyorsa o isimle yorumlar bırakıyorum!Sana her geldiğimde bir karışıklıkdır alıyor beni
Hüzünbaz Vecihe oluyor bir anda yakında Pınar olarak yazarsam şaşma
)
Rabbim her daim gülümsetsin inşallah..
Dut Ağacı demiş,
Haziran 19, 2007 @ 2:54 pm
Mevlam c.c.
Eyyub a.s. sabrı ihsan eylesin inşallah kardeş…
digilak demiş,
Haziran 19, 2007 @ 3:57 pm
hepberaber ahirette güldürsün yüzümüzü pınar abla
digilak demiş,
Haziran 19, 2007 @ 3:59 pm
amin dut ağacı kurbanım
hepimize ihsan eylesin inş.
sene demiş,
Haziran 20, 2007 @ 6:43 am
Selamun aleykum
Merhaba digilak kardeşim siten hayırlı ,devamlı ve sevgi dolu olsun “hep”:)
Hüzünler az olsun .Karşındakini mutlu görünce sende mutlu ol.
saygı ve sevgilerimle…
Onur demiş,
Haziran 21, 2007 @ 8:17 am
Slm ben geldim…
Özlemişim blog dostlarımı
Hadi kaçtım ben sokağa atmalıyım kendimi üzerimde ki tüm olumsuzlukları toprakla yok etmeliyim…
digilak demiş,
Haziran 22, 2007 @ 8:50 am
aleyküm selam sene;
hoşgeldin
maşallah ne güzel dualar bunlar
muhabbetle…
hoşgeldin onur
gözükmüyordun,
olumsuzlukları atmak için senin gibi bizde kendimizi dışarı atsak ne?
muhabbetle…
Ayse demiş,
Haziran 23, 2007 @ 5:24 pm
Is kendini disari atmakla bitseydi, evlerde insan kalmazdi. Sokaklarda savas alanina dönerdi. Disarlar, disi ferahlatir, içteki yangini degil.. Kendini nereye atarsan at, nereye gidersen git, ne yaparsan yap, hep içindedir, seninledir, sendedir. Maharet içteki yangini söndürmek, savasi bitirmek, ve baris imzalamak
) içteki senle
Bu çok kibar oldu
))
Ayse’nin Fazilete söyledigi sey genelde;
Yaw kardesim ne kasion kendini, rahat ol, ölümsüzlük mü verildide, bu dünya için habire kafa takion. Salla gitsin alala
Bak sana birsey anlatayim ölüm demisken;
Gavs-i Sani (k.s.a) Babamizin yaninda bir hizmetli varmis, simdi kimdir necidir diye sorma, aslinda çok iyi bilinen ve sevilen bir sufiydi. Mübarek bir gün : “Sofi, hazirlak yapmak lazim” der. Elbette kasti ölümdür, kabir hazirligidir. Sofi :”Saddak Sultânim” der. Bu konusma, Sufinin ölümünden bir hafta önce olur. Bir hafta sonra, Mübarek (k.s.a.) : “Bu kadar çalistigin yeter, az dinlen” buyurur. Sofi : “Saddak” der “Bi duvar kaldi, onuda bitirelim, dinleniriz insallah”. Ve sonuç : Duvar yikilir, Sufi altinda kalir.
Demem o ki, sen hazirligini yap, gerisine karisma. Derdi verende Mevlâ dermani verende. Sen su son zamanlarda zannimca, kabz halindesin. Herkesin basina gelir. Kasmaaa yaw
)
digilak demiş,
Haziran 24, 2007 @ 7:20 am
evet ayşecim fazla kasdım kendimi galiba,
ama elh daha iyiyim
bu arada mübarek olsun,hoşgeldin gül sultanın şehrinden
seyyahca demiş,
Temmuz 7, 2007 @ 10:40 am
diğilak senin psikolojik yapını kendime çok benzetiyorum kardeşim…
bazen oluyor böyle duygusal çöküntüler..
insan çare aramak için bi ona koşuyor bi buna..sonunda yine varlığı mutlak olanı buluyor…ondan başka çare yok…bizim derdimiz dermanımız da, biz bilmiyoruz..
sorun ne?
yanlış ilaçlar kullanıyoruz,ruhi bunalım yaşıyoruz…zahiren bedenin ilaçları var ammaaa ruhun ilacı bambaşka….
yeterli zikir gıdasını verebiliyormuyuz…ya gerçekten verebilseydik böyle olurmuyduk… ötelere yol bulurduk… dert neki kahrında hoş lütfunda hoş derdik. hatta demeye bile ihtiyaç duymazdık…
rabbim yar ve yardımcın olsun…barış abinin bi şarkısı varya
hani:
O’nu düşün o’na sığın
O senden öte benden ziyade
Bir ben var ki benim içimde
Benden öte benden ziyade
Bir sen var ki senin içinde
Senden öte senden ziyade
işte böyle.. kalp konuşur dil susar bundan sonra…
hoşca bak zatına…
muhabbetle…
digilak demiş,
Temmuz 7, 2007 @ 2:58 pm
ne güzelde ifade ettin içimizi seyyahca
bunlarıda aşacağız inş
RABBİM ikimizede ,cümlemizinde yar ve yardımcısı olsun inş.
kalplerimizi evirip çeviren RABBİM,KALBİMİZİ MUHABBETİNE DOĞRU ÇEVİRSİN (AMİNNN)
seyyahca demiş,
Temmuz 7, 2007 @ 4:51 pm
amin kardeşlik aminnn….
gidecek başka kapı yok…bir derviş demiş ki:
“kendimi 20 yıldır arşta cehennemliklerin içinde yazılı olarak görüyorum…ama yine mevlaya ibadetimde taatimde bi değşiklik yapmıyorum ümitsizliğe düşmüyorum…ondan başka gidecek kapı mı var”…
işte böyle halini değiştirse ne olacak sanki kendi kaybedecek..
bizle şeytan uğraşıyor…başka bişey değil inan diğilakcım..
bundan sonra bende sana fazilet diyebilir miyim? .)
sevgiler…
digilak demiş,
Temmuz 7, 2007 @ 5:48 pm
tabi seyyahca kardeşim ismimle hitap edebilirsin
muhabbetle…
seyyahca demiş,
Temmuz 7, 2007 @ 7:31 pm
eyvallah fazilet
zeynepce demiş,
Eylül 20, 2007 @ 7:27 am
derdi anlattıkça dertleniyor insan,
boşverelim herşeyi..
insan dünya cihetiyle kendinden aşağıya
ahiret cihetiyle kendinden yukarıya bakmalı..
şükür olsun bu hale..
güzel yazı eline sağlık..
digilak demiş,
Eylül 20, 2007 @ 10:18 am
hoşgeldin zeynepce,
aslında tam herşey düzeliyor derken,bir yerden patlak veriyorum.
sonum hayır olsun inş.
beğendiğine sevindim.biliyormusun az önce bloğunu geziyordum ve yazılarına bayılmıştım…
sevgiler